Psikoloji

Değişim Terapiyle Değil Programla Olur

İzzet Güllü
29 Aralık 2025
3 dk
Değişim Terapiyle Değil Programla Olur
Terapi, en sade haliyle duygu ve düşünceleri değiştirme çabasıdır. İnsan kendisiyle, dünyayla, olaylarla kurduğu ilişkiyi ve duygularını dönüştürmeye çalışır.
Terapi Bir Değişimleme Çabasıdır. Ama...

Terapi, en sade haliyle duygu ve düşünceleri değiştirme çabasıdır. İnsan kendisiyle, dünyayla, olaylarla kurduğu ilişkiyi ve duygularını dönüştürmeye çalışır.

Ama burada konuşulmayan, hatta özellikle görmezden gelinen bir gerçek var:

Değişim, dünyanın en zor işidir.

On yıllık sorunlar, yıllar içinde kökleşmiş korkular, kemikleşmiş algılar, alışkanlık haline gelmiş tepkiler…

Bunlar haftada bir yapılan 40–50 dakikalık görüşmelerle değişmez. Değişemez. Bu bir iddia değil, hayatın kendisidir.

Haftada bir ilaç içmekle şifa olmaz.

Haftada bir diyet yapmakla kilo verilmez.

Haftada bir ders çalışmakla başarı gelmez.

Haftada bir spor yapmakla kas gelişmez.

Haftada bir yemek yemekle sağlıklı beslenme olmaz.

Haftada bir antrenman yapmakla maç kazanılmaz.

Ama mesele şu ki; gerçek hayatta bunların hiçbiri haftada bir uygulanmaz.

Diyetisyen haftafa bir diyet önermez, günlük tekrara dayanan bir diyet programı uygular.

Öğretmen “arada bir çalış” demez, ders çalışma programı uygular. Ve bu program her gün uygulanır.

Doktor “haftada bir ilaç iç” demez, ilaç programı yazar. Ve ilaçlar her gün içilir.

Spor hocası “canın isterse yap” demez, antrenman programı uygular. Ve bu antrenman günlük ya da düzenli olarak yapılır.

Çünkü herkes şunu bilir:

İnsanı değiştiren şey programdır.

Ve program dediğin şey, düzenli ve sürekli uygulanır. Program düzenli uygulama demektir. Düzenli yapılan şey ise telkindir. Program başarıyı getirir demek aslında tekrar yani telkin başarıyı getirir demektir.

Bugün okul dediğimiz şey bir sohbet alanı değildir. Bir müfredattır. Çocuklar haftada bir derse girip değişmez. Her gün, aynı sistem içinde, aynı çerçevede, tekrar ederek eğitilirler. Eğitim dediğimiz şey zaten budur: Süreklilik, tekrar ve sistem.

Ama iş psikolojiye gelince, tuhaf bir körlük başlar. Sanki zihin sihirliymiş gibi davranılır. Sanki haftada bir konuşunca, insanın yıllardır öğrendiği refleksler kendiliğinden çözülürmüş gibi bir algı yaratılır.

Oysa insanı değiştiren şey sohbet değil;
eğitimdir, tekrardır, programdır.

Eğitim ise arada bir olmaz.

Eğitim günlük olur.

Haftada birle olmaz.

Haftada birle dönüşüm olmaz.

Haftada birle sadece oyalanma olur.

Dahası var. Haftada bir yapılan bu görüşmeler çoğu zaman insanı daha da yalnızlaştırır. Kişi haftada bir “anlaşıldığını” hisseder, ama haftanın geri kalan altı günü yine aynı zihinle, aynı korkularla, aynı tepkilerle baş başa kalır. Değişim olmadan farkındalık artar. Farkındalık artınca acı da artar. İnsan kendini daha çok izler, daha çok dinler, daha çok kurcalar. Yani sorun çözülmez, daha rafine hale gelir.

Gerçek dönüşüm konforlu değildir.

Gerçek dönüşüm hoş sohbet değildir.

Gerçek dönüşüm sistemlidir, disiplinlidir ve tekrar ister.

Bu yüzden en etkili değişimleme çabası eğitimdir. Eğitim; müfredata, programa ve sürekliliğe dayanır. Arada bir yapılan hiçbir şey insanı değiştirmez. Ne bedeni değiştirir, ne zihni, ne de hayatı.

Değişim istiyorsan, haftada bir değil; her gün bir şeyler yapmak zorundasın.

Zihin, arada bir değil; sürekli yeniden eğitilmek zorundadır. Aksi halde yapılan şey terapi değil, oyalanmadır.

Bu yazıyı paylaş:

Psikolog İzzet Güllü

Tüm süreçler gizlilik ilkelerine uygun olarak gerçekleştirilir.

Web sitemizin içeriği eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır. Sunulan içerikler hekim muayenesi, tanı veya tedavinin yerine geçmez. İlaçlara başlama, değiştirme veya bırakma sürecinde mutlaka bir hekime danışınız.

© 2025 Psikolog İzzet Güllü. Tüm hakları saklıdır.