Güncel

Tek Suçlu Aile mi

İzzet Güllü
15 Nisan 2026
3 dk
Tek Suçlu Aile mi
Son dönemde gündeme gelen “çocuğunun suç işlemesini önleyemeyen anne-babaya ceza” yaklaşımı, ilk bakışta düzen kurma çabası gibi görünse de, meseleyi tehlikeli biçimde daraltan bir bakış açısını içinde barındırıyor.
ÇOCUK SUÇ İŞLEDİĞİNDE SUÇLU KİM?

Son dönemde gündeme gelen “çocuğunun suç işlemesini önleyemeyen anne-babaya ceza” yaklaşımı, ilk bakışta düzen kurma çabası gibi görünse de, meseleyi tehlikeli biçimde daraltan bir bakış açısını içinde barındırıyor. Çünkü suç, sadece bireysel bir davranış değil; aynı zamanda sosyolojik bir üründür.

Bir çocuğun suç işlemesini yalnızca anne-babanın sorumluluğuna indirgemek, karmaşık bir sistemi tek bir noktaya yıkmak demektir. Oysa bir çocuk; sadece evde büyümez. Sokakta, okulda, ekranda, arkadaş çevresinde, kültürde ve içinde yaşadığı toplumsal iklimde şekillenir.

Eğer mesele gerçekten “önleyememek” ise, şu soruyu sormak gerekir:

Suçu önleyemeyen sadece anne-baba mı?

Peki suçu önlemekle görevli kurumlar?

Denetim mekanizmaları?

Toplumu etkileyen medya ve içerik üreticileri?

Bugün bir çocuk, saatlerce şiddet içeren içeriklere maruz kalabiliyorsa, mafya kültürünün estetize edildiği diziler ana akım haline gelmişse, güç–silah–otorite ilişkisi normalleştiriliyorsa, burada sadece aileyi sorumlu tutmak gerçekçi değildir. Çünkü bu içerikler sadece izlenmez; zihne telkin edilir, normalleştirilir ve zamanla davranış eşiğini değiştirir.

Bir başka kritik nokta da şudur:

“Çocuğun suçu” konuşulurken, çoğu zaman “çocuğun maruz kaldığı sistem” konuşulmaz.

Okulda akran zorbalığı varsa

Sosyal medyada aşağılanma kültürü yaygınsa

Toplumda saygı dili zedelenmişse

Adalet duygusu zayıflamışsa

Bu ortamda büyüyen bir çocuğun davranışlarını sadece aileye bağlamak, gerçeği görmezden gelmektir.

Üstelik bu yaklaşım, dolaylı olarak şunu da üretir:

“Suç bireyseldir, sistem masumdur.”

Oysa gerçek tam tersidir:

Suç, bireysel bir eylem olsa da, çoğu zaman sistemsel bir üretimdir. Kabahati ailenin sırtına yapmak, devletin kendi sorumluluğunu görmezden gelmesi anlamına gelir.

Bu noktada mesele şudur:

Eğer gerçekten önleyici bir yaklaşım hedefleniyorsa, sorumluluk da geniş olmalıdır.

Aile sorumludur ✔

Ama devlet de sorumludur ✔

Eğitim sistemi de ✔

Medya da ✔

Toplumsal dil ve kültür de ✔

Sorumluluğu sadece anne-babaya yüklemek, kolay bir çözümdür ama etkisizdir. Çünkü yangını sadece bir odada aramak, binanın tamamını görmezden gelmektir.

Alevler bakıp sadece kibrit suçlanamaz. Ortamda oksijen, odun, kuruluk, rüzgar vs. olmadan yangın çıkmaz. Kibrit tek başına yangına dönüşmez. Sadece kibriti suçlamak yangını önlemez. Zira kibrit olmaz, çakmak olur. Yanacak ortam hazırsa, yakacak bir nesne mutlaka olur.

Gerçek çözüm şunu kabul etmekle başlar:

Çocuk, sadece ailesinin değil, toplumun ürünüdür.

Aile ne kadar sorumlu ise devlet en az o kadar sorumludur.

Ve bir toplum, kendi ürettiği ortamı sorgulamadan suçu azaltamaz. Yangın, uygun koşullarda çıkar. Suç, uygun iklimde oluşur. İklimi yaratan sadece aile değildir. Haliyle, sadece aile sorumlu tutulamaz. Aile sorumlu da mafya dizileri filan sorumlu değil mi? Her hafta asgari 3 mafya dizisi ile büyüyen bir çocuk "yapma yavrum" diyecek olan ailesini dinler mi?

Bu arada, hemen laik sistem yüzünden, dini eğitim eksikliği yüzünden demeye başladılar. Bu ülkede 30 sene önce okul basan yoktu. 30 sene önce laik sistem yok muydu? 30 sene önce dini eğitim daha mı fazlaydı?
Haydi, biraz daha zorlarsanız Lozan'a bile bağlayabilirsiniz. Gerçi Lozan'da gizli madde vardı, 2023'te kalktı, pardon... Japonya, Norveç ateist dolu. Orada sanki her gün okul basıyorlar. Hep ne derim? Sarhoşluk veren tek şey alkol değildir. Bu topluma daha çok din eğitimi değil; daha çok mantık, felsefe, algı ve düşünce eğitimi lazım.
Bu yazıyı paylaş:

Psikolog İzzet Güllü

Tüm süreçler gizlilik ilkelerine uygun olarak gerçekleştirilir.

Web sitemizin içeriği eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır. Sunulan içerikler hekim muayenesi, tanı veya tedavinin yerine geçmez. İlaçlara başlama, değiştirme veya bırakma sürecinde mutlaka bir hekime danışınız.

© 2025 Psikolog İzzet Güllü. Tüm hakları saklıdır.