
Şizofreni Bile Hipotez
Geçen hafta şizofreni konulu bir seminere katıldım. Semineri veren bir psikiyatri uzmanıydı. Bu seminerde dikkatimi çeken en önemli nokta şuydu.
Psikoloji, terapi ve kişisel gelişim üzerine makaleler, içerikler ve pratik öneriler

Geçen hafta şizofreni konulu bir seminere katıldım. Semineri veren bir psikiyatri uzmanıydı. Bu seminerde dikkatimi çeken en önemli nokta şuydu.

Kavramlar algıyı oluşturur. Algı ise psikolojiyi meydana getirir. Psikoloji olgunun değil, algının sonucudur. Algı ise kavramlarla meydana gelir.

Bundan sonra kitaplarımı, hem basılı hem de e-kitap olarak olabilir.org sayfamız üzerinden temin edebilirsiniz. Ayrıca Trendyol, Hepsiburada ve Amazon sitelerinden de ulaşabilirsiniz. Ancak olabilir.org üzerindeki satış fiyatının daha uygun olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Kıskanmak çoğu zaman sanıldığı gibi “kötü olmak” değil, zihnin aşırı anlam yüklediği bir şeyi kaybetme ihtimaline verdiği abartılı bir tepkidir.

Psikoloji alanında yıllardır yerleşmiş bazı kalıplar vardır: “İlaçsız olmaz, terapisiz olmaz, öykü dinlemeden olmaz, çocukluğa inmeden olmaz, travma bulmadan olmaz.

Bir öğretmen düşün. Konuyu anlatıyor, anlatıyor, anlatıyor. Ama öğrenci anlamıyor. Ne yapar öğretmen? Daha çok anlatır. Daha çok örnek verir. Daha çok tekrar eder.

Bir stresi bir nebze azaltabilmek için stres seminerleri veriyorlar, stresle ilgili kaygı ile ilgili aylar süren terapiler alıyorlar.

Bir video izledim dün. İki adam, bir camın iki tarafında. Biri güvenlikçi, biri kurye. Kurye diyor ki: "Kargoyu bırakacağım." Güvenlikçi diyor ki: "Alamam." Kurye ısrar ediyor: "Ağır, taşıyamam." Güvenlikçi "Talimat var" deyip camı kapatıyor. Kurye "Camı yüzüme kapatamazsın!" diye bağırıyor. Sonra "O zaman müşteriyi ara" diyor. Güvenlikçi "Ben aramam" diyor.

İnsanların en çok korktuğu şeylerden biri “delirmek” meselesidir. Kliniklerde, danışmalarda, günlük hayatta bunu çok sık görürüz.